Gazze Şeridi’ndeki sağlık sistemi büyük bir çöküş riskiyle karşı karşıya. Son verilere göre, bölgedeki hastanelerin yüzde 94’ü hasar görmüş durumda ve bulaşıcı hastalıklar alarm verici seviyelerde artış gösteriyor. Akut solunum yolu enfeksiyonları ve ishal vakaları hızla çoğalırken, su kalitesinin bozulması da ciddi bir sağlık sorunu haline geldi. Kronik hastalıkları bulunan bireylerin tedavi süreçleri aksamakta, kanser ve böbrek yetmezliği gibi hastalıklara sahip olanlar tedavi edilemez hale gelmiş durumda. Ayrıca, bir milyondan fazla çocuk psikolojik travma yaşıyor. Acil olarak 18 bin 500 hastanın bölge dışına tahliye edilmesi gerekiyor. Batı Şeria’daki sağlık hizmetleri de çeşitli engeller nedeniyle etkilenmiş durumda.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından sağlanan verilere göre, Gazze’deki sağlık durumu kritik bir aşamaya gelmiş durumda. 2026 yılının başından itibaren, bulaşıcı hastalıklar teşhislerinin yüzde 23,3’ünü oluşturmakta ve bu oran, yıllık ortalamaların çok üzerinde. Özellikle soğuk hava koşulları ve mülteci merkezlerindeki aşırı kalabalık, bu artışın başlıca sebepleri arasında yer alıyor.
Akut ishal vakaları da önemli oranda artış göstererek, bulaşıcı hastalıkların yüzde 16’sını oluşturuyor. Ocak ve Şubat ayları arasında bu vakaların yarısından fazlası (yüzde 47) beş yaş altındaki çocuklarda görüldü. Su kalitesinin kötüleşmesi ve sanitasyon sistemlerinin çökmesi bu artışa zemin hazırlamış durumda. Gazze’deki suyun yüzde 97’sinin içme suyu olarak kullanılamadığı tahmin ediliyor. Ayrıca, cilt hastalıkları olan uyuz ve bit vakaları da bulaşıcı hastalıkların önemli bir kısmını kapsıyor.
Kronik hastalıkların tedavisinde ciddi aksaklıklar yaşanmakta. Gazze’de böbrek yetmezliği çeken 1100 hastadan yalnızca 600-700’ü tedavi olabiliyor. Sağlık altyapısının büyük ölçüde tahrip olduğu bölgede, diyaliz merkezlerinin kapanması durumun ciddiyetini artırıyor. Kanser hastalarının tedavileri de büyük ölçüde aksamakta; tahminen 10 bin ile 12 bin arasında kanser hastası, tedavi süreçlerinin çökmesi nedeniyle zorluk yaşıyor. Kemoterapi ilaçlarının kısıtlı olması, gelişmiş tanı hizmetlerinin yetersizliği ve Gazze dışına tıbbi sevklerdeki kısıtlamalar, krizi derinleştiriyor.
Bunun yanı sıra, Gazze’deki bir milyondan fazla çocuk, kaygı ve travma sonrası stres bozukluğu gibi psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalmakta. Bu durum, uzun vadede daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek bir durum olarak değerlendiriliyor.
Son olarak, Ekim 2023 ile Mart 2026 tarihleri arasında yaşanan İsrail saldırılarında 72 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği, 172 binden fazlasının da yaralandığı belirtiliyor. Yaralıların dörtte biri, kalıcı sakatlıklarla mücadele etmek zorunda kalıyor. UNICEF verilerine göre, yaralı çocukların sayısı 21 binden fazla ve bunların en az 11 bini, hayatlarını değiştiren yaralanmalarla karşı karşıya. 18 bin 500 hasta, acil tıbbi tahliye gereksinimi duymakta; bunların içinde 3 bin 800 çocuk bulunuyor.