Okullarda Psikolojik Danışman Açığı: 500 Öğrenciye Bir Danışman Düşüyor

Okullardaki güvenlik sorunları, yalnızca fiziksel önlemler değil, aynı zamanda psikolojik desteğin de önemini gün yüzüne çıkardı. Öğrencilerin şiddet eğilimlerinin önlenmesi için kritik rol üstlenen psikolojik danışmanlar ve rehber öğretmenler, eğitim sisteminin vazgeçilmez bir parçası olarak öne çıkıyor. Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Oğuz Özat, psikolojik eğitimin gerekliliğine dikkat çekerek, Türkiye’deki okul psikolojik danışma ve rehberlik sisteminin yetersizliğini vurguladı.

Özat, ülke genelinde her 500 öğrenciye bir psikolojik danışmanın düştüğünü belirtti. “MEB’e bağlı okullarda çalışan 47-48 bin psikolojik danışman var, ancak 70 binden fazla okul mevcut. Bu durumda her bir danışman, 500 öğrenci ile ilgilenmek durumunda kalıyor. Öğrenci sayısının 250’ye düşürülmesi gerekiyor. Her okulda bir psikolojik danışman normu bulunmalıdır” şeklinde konuştu.

Eğitimde eşitlik ilkesine aykırı olan durumu eleştiren Özat, atama yapılmayan okullarda bazı durumlarda sadece bir danışmanın bulunduğunu, bu durumun ise ilkokullarda 300, ortaokul ve liselerde ise 150 öğrenciye kadar ulaşan bir oransızlık yarattığını ifade etti.

Okullardaki rehberlik odalarının fiziksel koşullarını da eleştiren Özat, “Birden fazla uzman, aynı odada çalışmaya mecbur bırakılıyor. Bu durum, öğrencilere güvenli ve gizli bir alan sunamıyor. Okul psikolojik danışmanlarının yanı sıra, uygun danışma odalarının da oluşturulması şarttır. Üç müdür yardımcısı yan yana çalışabilir, ancak üç danışmanın aynı odada verimli çalışması mümkün değildir” dedi.

Psikolojik danışmanların etkili hizmet sunabilmesi için yeterli süreye ihtiyaç duyduğunu belirten Özat, “1-2 görüşme ile sorunların çözülmesi mümkün değildir. En az 8 seanslık bir süreç gerekmektedir. Biz, 5 bin 600 üyemize EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) eğitimi verdik. Milli Eğitim Bakanlığı’nın da bu alanda çalışmalar yapması gerekiyor” uyarısında bulundu.

Özat, öğrencilere sağlanan psikolojik desteğin yanı sıra okul güvenliğinin de uzman kişiler tarafından sağlanması gerektiğinin altını çizdi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açıkladığı güvenlik tedbirlerini ise saha gerçeklerinden uzak bulduğunu belirtti.

Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM) hakkında da değerlendirmelerde bulunan Özat, “RAM’ların fiziki yapısı ve personel sayısı yetersiz. RAM’lara gelen öğrencilere uygun danışma odası dahi bulunmuyor. Kırsal bölgelerdeki öğrencilere destek olunabilmesi için RAM’lara gerekli araçların sağlanması önemlidir” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir